Cumhurbaşkanı Erdoğan: TÜRGEV'in temelinde güçlü Türkiye'nin ayak sesleri var

HABER MERKEZİ
Recep Tayyip Erdoğan Gündem haberleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan: TÜRGEV'in temelinde güçlü Türkiye'nin ayak sesleri var
Fotoğraf: AA

TÜRGEV 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 yıl önce atılan tohumların bugün yedi kıtaya uzanan büyük bir çınara dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, "Bu vakfın temelinde halisane niyetler, çabalar vardır. Bu çatının merkezinde gençlerimizin müreffeh geleceği, büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak sesleri vardır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde TÜRGEV'in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

TÜRGEV’imizin 30. kuruluş yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz ve sivil toplum camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu çatı altında aşkla ve adanmışlıkla görev yapan; bilgili, şuurlu, özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için fedakarca çalışan tüm vakıf insanlarımıza tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.

30 yıl önce atılan bu tohumun önce yeşermesi, devamında filizlenmesi ve bugün dalları yedi kıtaya uzanan büyük bir çınara dönüşmesinde payı olan kurucularımıza, hayırseverlerimize, gönüllü, bağışçı ve çalışanlarımıza tek tek şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Bu samimi cehdinizi, bu tertemiz gayretinizi hem bu dünyada hem de ebedi alemde inşallah en güzel şekilde mükafatlandırsın. Vakfımızın emektarlarından ahirete irtihal etmiş olanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

HİÇBİR NETİCE TESADÜFLER SİLSİLESİNİN ÜRÜNÜ DEĞİLDİR

Hayat ve hidayet rehberimiz Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz şöyle buyuruyor: 'İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder. Ve çabasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir. Sonra kendisine karşılığı tastamam verilecektir.' Bizim inancımızda hiçbir netice tesadüfler silsilesinin ürünü değildir. İktisap ettiğimiz her kazanımın, aldığımız her mesafenin, eriştiğimiz her nimetin gerisinde Rabbimizin lütfu, takdiri ve ihsanı vardır. Biz bu ihsana mazhar olabilmek için evvela gayretimizi, emeğimizi, alın ve fikir terimizi ortaya koyarız. Akabinde ise mütevekkil bir ruhla Rabbimizden bizim için en güzeli, en hayırlısı neyse onu lütfetmesini niyaz ederiz.

'Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete ram ol; yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol' diyen merhum Mehmet Akif gibi sabrı, çalışmayı ve hikmeti ilk planda tutarız. 'Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır' diyen Bayezid-i Bistami Hazretleri gibi yola çıkmanın, yolda olmanın, aramanın ve bulmanın kaygısını taşırız. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımız hamdolsun işte bu arayışın inşallah bulmayla neticelendiği kuruluşlardan biridir. Bu vakfın temelinde halisane niyetler, çabalar vardır. Bu çatının merkezinde gençlerimizin müreffeh geleceği, büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak sesleri vardır. Bu hareketin hem mihverinde hem menzilinde söz ve sorumluluk sahibi nesillerin Türkiye'ye kazandırılması vardır. Hani diyor ya şair: 'Bir avuştuk biz göklere sığmayan, bir avuştuk biz cennete susayan...' İşte bu çatının altında da göklere sığmayan bir avuç inanmış yüreğin azmi, cehdi, gayreti, sabrı vardır.

Bugün milletimizin sahiplenmesiyle devasa bir çınara dönüşen TÜRGEV'i bundan 30 sene önce son derece halisane niyetlerle toprağa diktik. 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak şehrimize ve aziz milletimize hizmet ederken şahsımıza bir talep iletildi. Bu talep de İstanbul'da üniversite eğitimi alan kız öğrencilerimiz için güvenli bir yurt yapılması isteniyordu. Bunun üzerine bizim de naçizane katkılarımızla İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı kuruldu. Bu vakfın imkanlarıyla biri Kadıköy'de, diğeri ise Fatih'te olmak üzere evlatlarımızın gönül huzuruyla konaklayacağı iki adet kız öğrenci yurdu hızlıca hayata geçirildi.

TÜRGEV EŞSİZ BİR BAŞARI HİKAYESİNE İMZA ATMIŞTIR

Bu yurtlar faaliyetlerine devam ederken 2012'de vakfın adı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı olarak değiştirildi ve böylece kuruluşun faaliyet alanı Türkiye sathına yaygınlaştırılmış oldu. Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim; aradan geçen 30 yılda TÜRGEV hem çok ciddi bir kurumsal birikim oluşturmuş hem de eşsiz bir başarı hikayesine imza atmıştır. Eğitim, burs ve ihtisas programlarıyla, yurt hizmetleriyle TÜRGEV; çağa, köklerinden kopmadan istikamet veren nitelikli bir kuşağın yetişmesine öncülük etmiştir.

TÜRGEV yurtlarının kapısı bugüne kadar tam 47 bin 542 öğrencimize açılmıştır. TÜRGEV’imiz halihazırda 9 ilimizde 6 bin 500 kişi kapasiteli 24 öğrenci yurduyla gençlerimize yüksek standartlarda hizmet veriyor. Aynı şekilde Amerika ve İngiltere'de yükseköğrenim gören Türk öğrenciler; New York ve Londra'da Türken Vakfı bünyesindeki yurtlarda barınma ve akademik rehberlik hizmetlerinden faydalanıyor. 40 bini aşkın TÜRGEV mezunu, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında; akademiden özel sektöre, sivil toplumdan siyasete, bürokrasiden kültür ve sanata her alanda başarılarıyla tebarüz ediyor.

Şurası da takdire şayandır; 2023'ten bugüne yüzlerce Filistinli evladımıza TÜRGEV tarafından çeşitli düzeylerde burs, barınma imkanı ve psiko-sosyal destek verildi. Gazze'de eğitim hayatı kesintiye uğrayan öğrenciler TÜRGEV çatısı altında yeniden okulla buluşturuldu. Suriye'de 13,5 yıl süren iç savaştan etkilenen genç kardeşlerimize eğitim, sosyal hayata uyum ve barınma destekleri sağlandı. Büyük bir titizlikle yürütülen tüm bu faaliyetler için TÜRGEV ailesinin her bir mensubuna bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Rabbim çalışmalarınızı daha verimli, daha bereketli kılsın diyorum.

LGBT GENÇ ZİHİNLERE ENJEKTE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Şurası bir hakikattir ki insanlık tarihinde hemen her çağda büyük değişimler, önemli dönüşümler yaşanmıştır. Bunlar sonuçları itibariyle insanlığı yeni fırsatlarla tanıştırırken, diğer taraftan zorlu sınamalarla karşı karşıya bırakmıştır. Bizler şu anda tam olarak böyle bir dönemi yaşıyoruz. Asırlar boyunca insanı insan yapan hasletler tek tek muhasara altına alınıyor. Aile başta olmak üzere toplumu bir arada tutan ve geleceğe taşıyan kurumlar belli çevreler tarafından hedef tahtasına konuluyor. LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar, buna benzer fikir ve ideolojiler yine bu odaklar tarafından genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor. Eş zamanlı olarak yapay zeka ve dijital teknolojiler sunduğu avantajlarla birlikte yeni risk ve tehditleri de beraberinde getiriyor.

AKIŞA YÖN VEREN BİR GENÇLİK YETİŞTİRECEĞİZ

Kendini hukukun ve toplumun üstünde gören elitist bir azınlık; kurdukları gizli cemiyetlerle, ellerine geçirdikleri asimetrik güçle, teknolojinin sağladığı imkanlarla insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışıyor. Burada şu noktayı da özellikle dikkatinize getirmek isterim; doğrudan insana ve insanlığa yönelen bu tehdit karşısında istisnasız hepimiz müteyakkız olmak, tedbirlerimizi almak zorundayız. Bunun için evvel emirde kendi kaynaklarımıza, özümüzü teşkil eden kendi değerler manzumemize sahip çıkmak durumundayız. Kendimize başkalarının merceğinden bakmayacağız. Kendimizi başkalarının ürettiği bilgi ve kavramlarla anlamaya, tarif ve tahlil etmeye çalışmamayacağız. Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz.