Kardeşliğe sığar mı? Orta Asya’da Rum hamlesi!

Kazakistan KKTC Kıbrıs Güney Kıbrıs Rum Yönetimi
Kardeşliğe sığar mı? Orta Asya’da Rum hamlesi!

Rum yönetiminin Kazakistan’da büyükelçilik açma planı ile Tokayev’in Hristodulidis’e “Devlet Dostluk Nişanı” vermesi, tepki ve soru işaretlerine yol açtı. Rum liderin; Astana hamlesi, Doğu Akdeniz’deki diplomatik rekabetin Türk dünyasına uzanan yeni cephesi olarak yorumlanırken, gelişmenin KKTC’nin görünürlüğü, Türkiye’nin Avrasya hattı ve Türk Devletleri Teşkilatı içindeki dengeler açısından kritik sonuçlar doğuracağı belirtiliyor.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kazakistan’da büyükelçilik açma kararı, Türkiye’de adeta şok etkisi yarattı. Astana’nın Türk Devletleri Teşkilatı içindeki ağırlığı, Orta Koridor’un merkez ülkelerinden biri olması ve KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğünün son yıllarda artması, Rum yönetiminin Kazakistan açılımını çok daha hassas bir başlığa dönüştürdü. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’e “Devlet Dostluk Nişanı” vermesi ise bu diplomatik hamlenin sembolik boyutunu daha da güçlendirdi. Yapılan analizlerde, Rum yönetiminin Astana hamlesinin Türkiye’nin yalnızca Doğu Akdeniz’deki tezlerini değil, Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden kurmaya çalıştığı Avrasya hattını da dolaylı biçimde ilgilendirdiği belirtiliyor.

Kardeşliğe sığar mı? Orta Asya’da Rum hamlesi! - Resim : 1
Türkiye'nin bu süreçte sert tepki refleksiyle değil, daha derinlikli bir diplomatik stratejiyle hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.

KKTC'Yİ KUŞATMA STRATEJİSİ

Astana’daki bu açılım, KKTC’nin Türk dünyası içindeki görünürlüğünü nasıl etkileyeceği ise merak konusu. KKTC, Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci statüsüyle yer alırken, Türkiye uzun süredir KKTC’nin uluslararası platformlarda daha görünür hale gelmesi için diplomatik çaba yürütüyor. Buna karşılık Rum yönetimi, KKTC’nin Türk dünyası içindeki meşruiyet alanını daraltmak, Orta Asya ülkeleriyle doğrudan temaslarını artırmak ve “tek meşru Kıbrıs devleti” iddiasını bölgesel başkentlerde daha güçlü biçimde anlatmak istiyor.

KAZAKİSTAN KORİDOR'UN MERKEZİ

Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın en önemli üyelerinden biri olmasının yanı sıra Orta Koridor’un da merkez ülkeleri arasında yer alıyor. Türkiye açısından Astana, Hazar geçişli ulaştırma hatları, enerji güvenliği, lojistik bağlantılar, savunma diplomasisi ve Türk dünyası vizyonu bakımından da stratejik öneme sahip. Bu nedenle Rum yönetiminin Kazakistan’da diplomatik temsilini güçlendirmesi, yalnızca ikili ilişkiler bağlamında değil, 'Kıbrıs meselesinin Avrasya platformlarına taşınması' ihtimali üzerinden de değerlendiriliyor.

AKDENİZ'E HAT GİRİŞİMİ

Stratejistler ise Rum yönetiminin bu hamlesinin Türkiye’nin yalnızca Doğu Akdeniz’deki tezlerini değil, Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden kurmaya çalıştığı Avrasya hattını da dolaylı biçimde ilgilendirdiğini vurguluyorlar. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni, Rum yönetiminin stratejisini yorumlarken, "Rumlar, Kıbrıs meselesini yalnızca Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği zemininde tutmakla sınırlı kalmayıp Doğu Akdeniz’de İsrail, Yunanistan, Mısır ve Avrupa Birliği üzerinden kurduğu diplomatik hattı daha geniş bir coğrafyaya taşımaya çalışıyor. Hindistan, Körfez ülkeleri, Orta Doğu ve şimdi de Orta Asya temasları bu genişleme stratejisinin parçaları olarak görülüyor. Kazakistan’da büyükelçilik açılması Doğu Akdeniz ile Avrasya arasında diplomatik köprü' gibi konumlandırma arayışının yeni halkası" diyor.

DERİNLİKLİ HAREKET UYARISI

Strateji analisti Dr. Ahmet Uslu ise, Kazakistan’ın çok kutuplu dünya düzeninde aynı anda birçok merkezle ilişki kurmaya çalışan bir dış politika anlayışına sahip olduğunu vurgularken, şunları söyledi: "Türkiye’nin önündeki sınav da burada başlıyor. Ankara, Kazakistan ile stratejik ilişkilerini derinleştirmek, Orta Koridor’u güçlendirmek ve Türk Devletleri Teşkilatı içindeki liderlik rolünü korumak zorunda."

MİKRO DİPLOMASİ

"Türk dünyası içinde KKTC’nin gözlemci statüsü ve görünürlüğü artarken, Rum yönetimi bu süreci dengelemek için Orta Asya başkentlerinde daha aktif bir diplomasi yürütebilir. Üçüncüsü ise Türkiye’nin Avrasya stratejisi. Ankara’nın Orta Koridor, enerji güvenliği, savunma iş birliği ve Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden inşa ettiği hat, Rum yönetiminin AB destekli diplomatik girişimleriyle daha rekabetçi bir zemine taşınabilir. Siyaset bilimciler bu gelişmeyi 'çok kutuplu dünyanın mikro diplomasisi' olarak tanımlıyor."

Kardeşliğe sığar mı? Orta Asya’da Rum hamlesi! - Resim : 2
Rumlar, adada silahlanmaya devam ediyor.

GERİLİMİ ARTIRACAK

"Kıbrıs adası çevresindeki enerji kaynakları, deniz yetki alanları, Türkiye’nin kıta sahanlığı tezleri, KKTC’nin hakları ve Yunanistan-Rum Kesimi ekseninin Avrupa Birliği içindeki lobi gücü uzun süredir bölgesel gerilimin ana başlıkları arasında. Rum yönetimi, Kazakistan gibi enerji zengini ve Avrasya bağlantılarında merkezi konuma sahip bir ülkeyle ilişkilerini derinleştirerek, Doğu Akdeniz’deki pozisyonuna diplomatik destek alanı açmak isteyecektir."

[email protected]

Kaynak: Web Özel